paradoks..

paradoks..

oyun olsun diye başlanır mı yaşantıya, oyunlar kurulur mu hiç; değişkenleri belli değişemeyenleri sabit, bir nevi zaman.. nesnel mi öznel mi bakmalı bilemiyorum.. genel mi özel mi seçimlerim, tüme mi varıyor yoksa hep mi tümden geliyor.. sorularım bitmeyen senaryolarım yazmaya korkan parmaklarım.. bilinmezim.. kapalı gözlerimin ardında kalan çizgilerim, yüzlerim, hayallerim.. tarifi namümkün hislerim, gizlerim.. emekleyen … Okumaya devam et »

cranberriesli yağmur sabahı

cranberriesli yağmur sabahı

tam anlamiyla bir cranberries sabahi besiktasta.. cranberries çalıyor ve ben sahiplik ekine sahip olan her şey”im”i düşünmeye başlıyorum. değerlerime bakıyorum dürüst olmak gerekirse değmiyor çoğu kez.. bedenim değişse de yıllar karşısında ruhumda 15imin burukluğu hakim, gitmiyor.. bu nedenle sanırım kimse bilmezken ben odamı çok özlüyorum! küçücük, dağınık, saçmasapan olsa da dünyamın özeti gibi her bir … Okumaya devam et »

yanılmışım

yanılmışım

dündü yanılmıyorsam.. “kimseyi sevmeyecek kadar yaralı olduğunu sanmıştım.. yanılmışım.. sadece beni sevemedin.. bu iyi bir şey..”

yitirmek olsa yetineceğiniz bir sebebiniz olurdu~

yitirmek olsa yetineceğiniz bir sebebiniz olurdu~

Mutluluk uzun mutsuzluklar sonucu aniden gelen ve sizi hayata bağlayan duyguların bütünüdür.  Sözel bir tanımı olsa çoğu insana göre bundan iyisi olamaz. Mutluluğun mutlağı aniden olmasıdır ve bir gelip bin konuşturması sizi.. Misal, hiç beklemediğiniz bir anda biri gelir hayatınıza. Unutulmuş duyguları sunmaya başlar, kalbinize dokunur, anlamazsınız neler olduğunu ilk bakışta. Kasvet dolu yağmurlu günlerde … Okumaya devam et »

Van’a dair..

Van’a dair..

devekuşlarını andıran bir ruh halim var Van depremi oldu olalı.. televizyonu saçma sapan dizilerin olduğu saatlerde açmaya özen gösteriyorum, internette araştırmam gereken ne varsa araştırıyorum sırf gazetelere elim gitmesin diye.. facebook kendinden geçenlerle dolu, twitter desen herkes akıl hocası, siyasetçi, kendini bilmez haller.. depremden olabildiğince uzak durma çabasındayım.. olmuyor çünkü.. bunu iki kere dolu dolu … Okumaya devam et »

uyku

uyku

duygusallığım şu karşıdaki boşluğa dalmakla başlıyor.. gösteremem ama alabildiğine beyaz, sonu olsa bile dar alanda sonsuzluğu ifade eden.. bir ses olsa da uyansam uykumdan diyorum, zaman geçtikçe tadı kaçıyor, rüya desen kabustan beter.. uyumayı unutacakmışım bir kere uyandığımda, annem demişti.. hiç istemedim ki oysa.. hep bir şeyleri unutmak, hep bir şeyleri geciktirmek oldu amacım, huzur … Okumaya devam et »

bilirsin.. neyse..

bilirsin.. neyse..

birileri için üçüncü şahsın şiirini oynuyorum belki de, dilimde bir acı tat.. bitti masalım bugünlerde.. melodilere hapsolmuş kelimelerin derinliğinde.. hani başlamasını sabırsızlıkla beklediğim filmler olurdu.. bilirsin.. artık heyecanlarım bundan ibaret.. inan artık sonları merak etmiyorum.. inan artık dilim varmıyor güzel hayaller kurmaya.. dokunamıyorum hiçbir şeye.. bazen içimi delip geçen duyguları dizginlemek çok zor oluyor.. bilirsin.. … Okumaya devam et »

“17 Ağustos” 2011′den..

“17 Ağustos” 2011′den..

bugün yine dalıp gittim uzaklara.. görmeyi istediğim, hep olmasını istediğim bir geçmişi yaşamış gibi davrandım yine.. hani işte dostlar hiç gitmemiş, şehirlerimiz hiç yıkılmamış, mutluymuşuz işte her çırpınan genç yürek gibi, ilk aşk telaşlarımız bile varmış,  hani yani olsa en güzel böyle olurduk diyerek iç çektim.. parça parça hatırlanan bir kaç hatıranın taşıyıcısı olmaktansa orada … Okumaya devam et »

doğmakla ölmek arasında..

doğmakla ölmek arasında..

pervane son sürat çalışıyor, duvarlar yanıyor, etrafımda su şişeleri, masa dağınık, yatak dağınık, hayatım dağınık, sıcak.. bir hayalle uyuyor bir hayalle hayalet gibi uyanıyorum boş gibi geliyor, ağrılarım daha da artıyor ama iyiyim diyebiliyorum kötüyüm desem değişen tek şeyin daha kötü olmak olacağını bilmek dışında her şey aynı kalıyor.. hayatı değişirken üstelik değişmemesi için uğraşırken … Okumaya devam et »

tekil

tekil

..sonra gece oluyor bir avuç dolusu çizgiyle hiç bilmediğim bir şekilde hep varolan hayalimi özlüyorum.. bir daha.. sonra sabah.. güneş.. işte benim hüznüm o an başlıyor.. penceremi açıp adresimi hiç bilmeyen birini camda ha geldi ha gelecek telaşlarımla beklerken kor gibi düşüyor içime acısı.. öyle bir kor ki gündüzü gece kılan cinsten.. bir söz geliyor … Okumaya devam et »

sui generis..

sui generis..

anı biriktiricisi diyorum kendime, poşetler dolusu anılarımın olması ne ki kafamın içinde onların iki katı var.. bunun tam olarak nedeni detaycı olmak mı yoksa detaycı olduğum için mi bu bir sonuç, emin değilim.. kokulara, evlere, ışıklara yüklediğim anlamların sözel bir ifadesi olmadı hiç bugüne dek.. birkaç kişiye bahsetmeyi denedim onlar da muhtemelen hoş şeyler düşünmedi … Okumaya devam et »

19 mayıs ile 11. yıl

19 mayıs ile 11. yıl

çok değil 60′ı görsem diyorum ve yine çocuklar gibi heyecanlansam yıllardır seninle yaşadığım bu gizli oyunun heyecanını düşünüp.. çoğunun göz açıp kapayıncaya dek geçirmiş olduğu uzun bir hayatın sadece bir anına  hayatı sığdırmış olmasını çok iyi anlıyorum kısa bir süredir.. öyle yoğun bir andır ki o, yıllar geçmiş olsa bile “o an” ömrün her saniyesinde … Okumaya devam et »

my lonely angel.. (doctor who s02e04)

my lonely angel.. (doctor who s02e04)

-You all right? +I’m always all right…. “My dear Doctor. The path has never seemed more slow and yet I fear I am nearing its end. Reason tells me that you and I are unlikely to meet again, but I think I shall not listen to reason. I have seen the world inside your head, … Okumaya devam et »

söylememişti.. – IV -

söylememişti.. – IV -

bittiğini..  - I -   bilmiyordu..  - II -   gittiğini..  - III -  söylememişti.. – IV – “avuçlarımın içinde çizili olan masalı yaşıyorum..” ..şaşkınlığına anlam katma gibi bir amacı yoktu o an orada o an’ı yaşamaktan başka bir seçeneği de yoktu.. kalbi bu denli çarpmamıştı belki daha önce hiç ve böylesine büyüleyici bir an görmemişti.. yanı başında … Okumaya devam et »

gittiğini.. – III -

gittiğini.. – III -

“seni okuyorum kendime, yazdığını varsaydığım cümlelerinle..” ..yürümek biraz da olsa kendine getirmiş olsa bile farklı bir gün geçirmişti.. dumanlar, sisler, kendisini mutlu eden kirli bir hava ve biraz sersemlik vardı üzerinde.. “böyle bir güne en çok sağanak bir yağış yakışırdı zaten” diye iç çekiyordu başladığında yağmur.. ayrıntılardan olsa gerek şemsiye kullanmayı da hiç sevmemişti kullananlardan … Okumaya devam et »

bilmiyordu.. – II -

bilmiyordu.. – II -

“mektuplar yalnızca yazarken “yarım” kalmaz.. “ ..okumaya korkmuştu tamamını çünkü bu sefer -her seferinde olduğu gibi- farklı olması gerektiğine inanmıştı. kendisinden bihaber kapısına bırakılan bir mektubun en alakasız köşelerine adının yazılmasını sindiremiyordu bir türlü.. öylece oturduğu yerden kalkmaya bile cesareti yoktu, bir yandan o kadar yorgundu ki, gözlerini kapadığı anda daldığı uykunun kendisini yeni bir … Okumaya devam et »

bittiğini.. – I -

bittiğini.. – I -

….ne zaman bir merdivende bulsa kendisini basamakları saymadan edemezdi, üstelik her seferinde bunun ne kadar saçma bir alışkanlık olduğunu düşünmesine rağmen; “.., 8, 9, 10, ..”. kapıya ulaştığında kendisini bekleyen bir mektupla karşılaştı.. zarfı alıp, kim niye böyle bir mektup bıraksın diye düşünmeden içeri attı kendisini.. kapıyı kapatır kapatmaz yere oturup zarfı açtı.. parmaklarının arasındaki … Okumaya devam et »

azal(t)mak

azal(t)mak

sanırım yine bilgiçlik taslayarak başlayacaktım yazmaya yani en azından hep öyle göründüğüm ifade edildiği için kabullenilmiş bir hissiyat oluverdi aslına bakarsan çok da umurumda değil yoksa itiraz etme hakkımı her meydanda kullanır ve şüphesiz kazanan ben olurdum(!).. her neyse gözüm çok takılır oldu kelimelere.. yaşlanmak nasıl bir duygu acaba bir gün bunu anlayabiliyor mu insanlar … Okumaya devam et »