sen bilmezsin sorgularım varlığımızı, bilmezsin genellikle, göremezsin istesen de.. sen bilmezsin ifade edemem duygularımı genellikle.. bu yüzden hükmün yok ve bu yüzden kayboluşumuzun en ufak bir rüzgara bakması..
sen bilmezsin her gün en az bir kere ne yaptığını, nasıl olduğunu, hayatla başa çıkabilip çıkamadığını düşündüğümü, bilmezsin kendi verdiğin değerlerde kaybolurken..
sen bilmezsin kaç kere seni anlattığımı yazılarımda, kaç kere özlem duyduğumu kır çiçeklerine, bilmezsin çoğu kez bana yalan söylerken yalanlarını gözlerinden okuduğumu, bildiklerimi sırf senin için bilmezden geldiğimi bilmezsin..
sen bilmezsin yaptığın en küçük hesapların ne kadar büyük yaralar açtığını, bilmezsin ki en zor anlarda ilk beklenen olduğunu beklentilerinde kaybolurken….
sen bilmezsin ne çok kızdığımı sana, ne çok üzüldüğümü, ne çok sevindiğimi senin için.. bilmezsin işte benim kadar uzaktasın çünkü.. belki de çok yakınken köprülerin yıkıldığı düşüncelerde..
sen bilmezsin insanlar acılarında koştukları kadar koşulmasını bekler.. bilmezsin işte acı varsa, görünüyorsa, sözdeyse belki.. artısı eksisi bilmezsin var olmayı..
sen bilmezsin yaşananların acısını, bilmezsin çünkü yalnız sen yaşadın zannedersin ve bilmezsin çünkü bir sorun olmadan, bir acı yaşamadan aramazsın, elin gitmez telefona..
sen bilmezsin hayallerim ne de büyüktür, bilmezsin çünkü kendi hayallerinden bile vazgeçmişsin..
sen bilmezsin dostluk özlem değildir, bilmezsin işte dostluk yanındadır..
sen bilmezsin fotoğraflara bakar gözlerim dolar, düğüm olur boğazımda herbir an ve herbir hâl hayal olur yine de bilmezsin.. benim için en iyisinin ne olduğunu bilmezsin, benim kim olduğumu bile çoğunlukla..
dostluk nedir sen bilmezsin dost olduğunu sanırken boş laflar üretmek olduğunu görürsün yine de bilmezsin..sen bilmezsin “sen de haklısın” demekle dost olunmadığını.. bilmezsin, bilemezsin sitemlerimi, nedenleri, niçinleri ve tüm gerekçelerini..
sen bilmezsin bildiğini sanırken her şeyi, aslında her şeyin ne kadar da farklı olduğunu bilmenin en acısı olduğunu..
bilmezsin artık hayatımda geç kalınmış ne varsa içinde bir parça sen olduğunu..
ve bilmezsin bir zamanlar aynayken şimdi sırsız bir cam gibi hiçbir sırrımı saklayamayacağını düşündüğümden çatı arasına kaldırdığımı seni..