bittiğini.. – I -

….ne zaman bir merdivende bulsa kendisini basamakları saymadan edemezdi, üstelik her seferinde bunun ne kadar saçma bir alışkanlık olduğunu düşünmesine rağmen; “.., 8, 9, 10, ..”. kapıya ulaştığında kendisini bekleyen bir mektupla karşılaştı.. zarfı alıp, kim niye böyle bir mektup bıraksın diye düşünmeden içeri attı kendisini.. kapıyı kapatır kapatmaz yere oturup zarfı açtı.. parmaklarının arasındaki incecik kağıdın üzerine döşenmiş olan ve adeta simetrik bir deseni andıran upuzun bir yazının henüz hiçbir cümlesini okumamıştı ki tek bir noktaya ilişti gözü, yalnız kalmış, tamamlanamamış, öznesini, yüklemini yanına alamamış, tek kelimelik sonsuz içeriği barındıran, düşünde, sadece bir kelimeden ibaret olana.. işte o an yalnızlığı fark etti, hiç bilmediği bir hikayeye adım attığında ardında çoğunluk bıraktığını zannederken, tam o an kimsesizliğin tadını, tarifi namümkün hallerde yaşadı.. nasıl da döndüğünü dünyanın, nasıl da şarkıların en paslı köşelerindeki kelimelerde yaşadığını hayatı.. fark etti gittiğini.. bir ele hasret gidişini fark etti.. susmalarını, uğultularını rüzgârın, tanelerini eriyen karların, sicim olmuş, katı bir hâl almış naralarını.. hepe karşı hiçi yarıştırmanın boşluğunu, nasıl da yüce bir duygu olduğunu tekliğin.. gittiğini fark etti; “bittiğini..” gördüğü an.. bir kelimelik öznesiz, yüklemsiz sıradan bir nesneyi, varla yok arasındaki bir kelimeyi gördüğünde fark etti, gördüğü an “bittiğini..” nereye koyarsa koysun yüklediği anlamın edebi oluşundan ziyade ebedi olduğunu fark etti.. ve gittiğini..

“mektuplar yalnızca yazarken “yarım” kalmaz..”

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s