çok değil 60′ı görsem diyorum ve yine çocuklar gibi heyecanlansam yıllardır seninle yaşadığım bu gizli oyunun heyecanını düşünüp.. çoğunun göz açıp kapayıncaya dek geçirmiş olduğu uzun bir hayatın sadece bir anına hayatı sığdırmış olmasını çok iyi anlıyorum kısa bir süredir.. öyle yoğun bir andır ki o, yıllar geçmiş olsa bile “o an” ömrün her saniyesinde taze kalandır ve insanın arkasından anlatılan hikaye, taze tutmak için herkesle paylaştığı “o an” olandır, iyi ya da kötü bir yerde kalıyor insan hayali, iyi ya da kötü neyse o an yaşanan bir ömrü alıyor insanın ellerinden.. daha iyi anlıyorum şimdi, dünyaya gözlerini kapattığı güne dek tek bir plağı dinlerken öylesine umarsız, hesapsız dalıp gitmesini değer verdiğim bir insanın, hayal ederken o anlarını yumruk yaptığı elini başına koymasını.. bir anıya hapsolmanın hazzını, kendi hüznüne hüzünlenmenin hüznünü anlayabiliyorum dostum.. gün geçtikçe çok daha iyi anlıyorum geçmişte tek bir noktaya demir atmanın kaçınılmaz bir duygu olduğunu.. çünkü 11 yıldır kalbimin büyük bir parçası isteyerek ve bilerek bıraktığım yerde, senin dostluğunda saklı duruyor hayali.. benim hiç var olmayan yanım;
nice yıllara..