yitirmek olsa yetineceğiniz bir sebebiniz olurdu~

Mutluluk uzun mutsuzluklar sonucu aniden gelen ve sizi hayata bağlayan duyguların bütünüdür.  Sözel bir tanımı olsa çoğu insana göre bundan iyisi olamaz. Mutluluğun mutlağı aniden olmasıdır ve bir gelip bin konuşturması sizi.. Misal, hiç beklemediğiniz bir anda biri gelir hayatınıza. Unutulmuş duyguları sunmaya başlar, kalbinize dokunur, anlamazsınız neler olduğunu ilk bakışta. Kasvet dolu yağmurlu günlerde gökyüzüne yükselir bulutların ardındaki güneşe erişirsiniz. Çünkü.. bilirsiniz işte çünküden sonra gelecek olan tüm isimleşmiş sıfatları.. Hani, tabiri caizse peri masalınızdır, elleriniz titrer, bedeniniz de kaçamaklarınız başlar.. Bakmaya doyamamak değil de tüketmemek için bakmaya kıyamadığınız olur. Yüzünüze çarpan ışık hüzmeleri gibidir her gelişi, çarpar yüreğinizi..
Uzakları yakın ederken anlatamazsınız kimselere görünenin ardındakini.. Mutluluğu bu denli yaşarken bir o kadar mutsuzluğa sahip oluşunuzu. Çok güzel bir söz söylemişti robin “bir şeyi istememekle, birinin ona asla sahip olamayacağınızı söylemesi farklı şeyler“.. Anlamak için yaşamanız gerekir. Ve bir gün mutluluğunuza sahip olamayacağınızı söyler birileri, vazgeçmeniz gerektiğini.. Ayakta durursunuz, bu kuvvetli duyguya sahip her insan gibi. Direnirsiniz.. İstenmediğinizi bile bile, güçlü olduğunuzu, savaşabileceğinizi, sevdiğinizi gösterirsiniz! Ve bu bir gösteri olmaktan öteye geçmez, bu sahnede sizi izlemeye gelen kimse de olmaz. Dahası, kafanızı çevirdiğinizde sahneye beraber çıktığınız insanı da göremezsiniz. Bunun tek nedeni beklenmedik bir anda gelen insanların kaçınılmaz halidir beklenmedik bir anda gitmeleri.. Kırık dökük dekorların arasında anlarsınız ki aslında her şey kırık döküktü en başından beri. Siz aslında hiç bulutların ardına çıkmamıştınız ve hayat hiçbir zaman peri masalı olmayacak kadar gerçekti. Kontrol edemediğiniz ne varsa her şeyin bedeli olarak bir kaç kurda yem olur yüreğiniz, kan revan, paramparça, bilirsiniz ya işte söküp alırlar acımadan..
Sonrasında duyduğunuz her cümle ayrı bir anlam katar hayatınıza, bakışlarınıza, duruşunuza.. Mesela kabullenmeyi, kaderci olmayı hak görürsünüz kendinize. Yetmez, adil hayata, adalete inanırsınız. Bilirsiniz ki canınızı yakanların da canları yanacaktır günün birinde.. Acımasız bir hal alır içinizdeki acı, bilirsiniz ki mutluluğu elinden alınan birinin dualarını yanıtsız bırakmayacaktır yaratıcı. Bilirsiniz ki kötüden iyiye geçişin en zalim bedeli vicdandır çünkü masumluk sonradan edinilen bir maske değildir..
Tüm bunlardan bağımsız başlayan ve sonuçta tüm bunların nedenini oluşturan olayların dışında tutmayı öğrenirsiniz kendinizi.. Çünkü kontrol edemediğiniz bir sürecin kabullenişine çoktan hazırsınızdır. Yitip gideceğini zamanının, en özel duygularınızın derin bir nefesle son bulacağını bilirsiniz.. Kabul ediyorum, zor gelir başlangıçta lakin yaşanacak çok daha zor günler olacaktır hayatınızda. Yanlışlarınız daha da fazlalaşacak ve gelecek size doğrularla geldiğinde siz hep yiten olacaksınızdır. Biliyorsunuz işte yitirmek olsa eğer yetineceğiniz bir sebebiniz olurdu yamacınızda, yetinemiyor ve olduramıyorsanız eğer hayatı yaşamaya devam etmektir varlığınız, üstelik daha dalınızdan düşüp yara bere içinde kalacağınız uzun bir süreç sizi beklemekte; kısalığından her an şüphe duyduğunuz!..

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s