cranberriesli yağmur sabahı

tam anlamiyla bir cranberries sabahi besiktasta..

cranberries çalıyor ve ben sahiplik ekine sahip olan her şey”im”i düşünmeye başlıyorum. değerlerime bakıyorum dürüst olmak gerekirse değmiyor çoğu kez.. bedenim değişse de yıllar karşısında ruhumda 15imin burukluğu hakim, gitmiyor.. bu nedenle sanırım kimse bilmezken ben odamı çok özlüyorum! küçücük, dağınık, saçmasapan olsa da dünyamın özeti gibi her bir noktası. her bir anımı unutmamak adına biriktirdiğim anılarım.. devam ediyor kafamdan geçenler, eksiler çoğunlukta ama hepsi benim! kendim için sızlıyor kalbim neden üzüldüğümü anlayamaz oluyorum bazen. giden gitmeyi seçtiyse eğer bu benim sorumluluğumda değildi hiçbir zaman sadece kişiler değil eşyalarım bile bazen.. kırılan bardağım bile kesiyor dudağımı, kanatıyor, kırmızıya bürünüyorum kendisi gibi ama onu sevmekten vazgeçemiyorum.. 

öyle çok cümlem de yok kendime ait.. hep en basite indirgediğim duygularım, insanlarım, eşyalarım ve ben işte.. bir hayatın sunacağı daha ne olabilir ki.. şımarıklığım bile kendime, hüznüm de sevincim de, ben işte.. varlığım.. ifade edemediğim her şeyimle çoğunlukla eksilerimle öylesine yürüyorum yağmurda..

cranberries nasıl da vuruyor ama.. yağmur damlaları öyle hafif ki yanında..

ölümler oluyor sürekli.. bunun üzerine konuşmak derin ve yorucu olsa da yalnızca bunu istiyor olmamın nedenlerini açıklamak çok zor, karamsarlık gibi algılanıyor ama değil, çünkü sadece yorucu! belki pes etmek gibi duruyor her ufak engelde ama bunun sonu yok, ufak engeller bir bütünü oluşturuyorsa, hedeflerin bir adım uzağında olsa dahi yanından geçemiyorsan, tutunmak için çaba sarfettiğine inanıyor ve bir türlü bu zamanları dolduramıyorsan, anlamsız geliyorsa her şey bunu istemek en normali olmalı.. ve ben ilk defa kıskanıyorum ölümleri.. 

devam ediyor şarkı kulağımda “domine, domine deus, domine, adiuva me.. 

doğru olduğuna inandığım için yaptım dediğim çok şey yok geçmişimde, asıl mantığıma ters düşmediği için yaptığım çok şey var.. o da adı üstünde cüzi.. mutluyum; bunu başarabildiğim için.. öyle ufak şeylerle mutlu oluruma pek uğramadan geçmeyi tercih ederim, mutsuzsam vardır çokça sebebi, mutluysam da vardır bir sebebi.. ortası yok..

uzun uzadıya bir süreç olmasa da boşlukta olduğumu düşündüğüm dönemlerde bile hayatımda bir şeyleri “denemek” olmadı.. “deneme! yap ya da yapma!” denersem üzeceğim çok insan olurdu, tıpkı deneyenlerin hayatlarında yer aldığımda bana yaşattıkları gel-gitler gibi, bir insanı kırmanın ucuzluğunda olmak gibi.. bazı farkındalıklara sahip olmak, insanın kendini gerçekleştirebilmesiyle alakalı, ne istediğini bilmesiyle.. herkese göre herkes ne istediğini bilir de nedense hepsi denerken kaybeder hayatını..

bazılarının yağmurda farklı olmak için şemsiye kullandıklarını düşünüyorum, arada aklımdan geçen bu..

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s